arkadaşlarım sırtlarını dönüp gitmesin
arkadaşlarım sırtlarını dönüp gitmesin için istekli üyeler (12 kişi)
yorumlar, sorular, öneriler
1 2 Sonraki Sayfa >> Listelenen Kayitlar 1 - 10
arkadaşlarım sırtlarını dönüp gitmesin konusunda yorumun mu var?
bu sitede hayattaki tecrübelerini ve isteklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.






giderken aynılaşırlar biz onların ne olduğunu giderken anlarız ancak
Hayat size sırtını dönmesin kafi.. diğerleri döner, döneceklerdir de...
bi kere oldu, niye diye düşünürken başka birşey gördüm; problem birilerinin gitmesi mi yoksa kalmalarına ihtiyaç duymak mı? bence 2.siydi. vurdumduymazlık gibi algılanıyor ama daha farklı, yani varlıklarının tadını cıkarmakla bağlanmak arasındaki fark aslında.
sen bunu yapmadıysan sana da yapılmaz.
sirtini donup gitmek
bir terkedismidirrr........ ?
yaninizdan ayrilan birisi onu size donup muu gidiyor merak ettim simdi :P ( ozamanda duserr)
palet giydir onlara..
eğer bır arkadasım donup gıderse ben onu kaybetmememişim o benı kaybeder
sırtını dönüp giden zaten senin ark ın deildir.. onun için takılma böle şeylere derim;)
eğer en kötü anımda bana sırtlarını dönüp gideceklerse ben onlara arkadaş demem arkataş derim...
çünkü nolursa olsun onlar bu kelimeyi hak etmişlerdir....
impression arkadaşımızın benim yazıma yaptığı yorumu burada paylaşmak isterim ;
bu hikaye eminim iyi gelecek...
SARIMSAK TARLASINI SATMAYAN DOSTLARINIZA....
Dost :
Genç adamın biri,
Dermiş babasına her gün;
'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
Baba, itiraz eder,
Olmaz öyle çok dost, hakikisi
Belki bir, belki iki,
Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
Devam eder durur konuşma...
Aralarında başlar bir tartışma,
Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya...
Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala.
Baba der ki oğluna,
'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
Çuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki öldürmüşler de bir adamı,
Koymuşlar çuvala,
Dıştan böyle sanılmakta.
Delikanlı sırtlar çuvalı,
Gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
O dost, bakar ki bir çuvala
hem de kanlı,
Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
Almaz içeri arkadaşını,
Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.
Ama içten yıkılır...
Babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
Baba 'hayır Evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
Geçerler arka bahçeye.
Bir çukur kazarlar birlikte,
Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
Üzerine de serpiştirirler toprak.
Belli olmasın diye
dikerler sarımsak...
Genç adam gelir babasına;
'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
Babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga,
Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.
Sonra gel olanları anlat bana...'
Genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
Der ki tokadı yiyen DOST;
'Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını
böyle iki tokada'!
Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni
Sevmeli...
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana
Sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Dost dediğin;
fanatik olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
Ama hepsinden daha çok;
İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...